Ana sayfa Dini İnanışlar Mani Dini

Mani Dini

6
0
mani

İranlı bir filozof olan Mani, 216 – 277 yılları arasında yaşamıştır. Babil yakınlarında doğmuş olan Mani, gnostik bir aileden gelmektedir.

Mani felsefesi Aramî Hıristiyanlıktan, Zerdüştlük’ten, Budizm’den, Yeni Eflatunculuktan ve Antik Yunan felsefelerinden etkilenmiş gibidir. Mani, 13 yaşında peygamber olduğunu ilan etti, görüşlerini olgunlaştırmak üzere Çin’e ve Hindistan’a gitti ve oralardaki inanışları inceledi. Yetenekleri arasında iyi bir ressam olması da vardı.

Yaşadığı dönemdeki Sasani kralı 1. Şapur’a adadığı “Şapurgan” isimli din kitabıyla kralın takdirini kazandı. Daha sonra 1. Hürmüz zamanında fazla güçlenmeye başlayınca Zerdüştler tarafından önce hapsedildi, sonra da öldürüldü. Mani inancı yasaklandı, taraf- tarlarına baskılar yapıldı. Bütün bunlara rağmen Mani inancı izleyicileri tarafından geliştirildi ve felsefi bir akım- dan Maniheizm dinine dönüştü. 8. yüzyılda Uygur hüküm- darı Böğük Han, Budizmden Maniciliğe geçti. Bu dönem, Mani dininin (Maniheizmin) zirvesiydi.

Bin yıl kadar yaşayan bu din, Güney Avrupa, Kuzey Afrika, İspanya, Fransa ile Doğu Asya’nın tamamı ve Çin’de etkili oldu.

Mani, dünyayı “iyilikle kötülüğün savaş alanı” olarak görürdü ve insanın mutluluğunun bu ikisi arasındaki dengeye bağlı olduğunu söylerdi. Maniheistler, her inanca saygılı olduklarından Hıristiyanlıktan Teslis, Brahminlikten Ruh Göçü ve Reenkarnasyon gibi pren- sipleri almıştı.

Mani seçkinlerinde zenginlik peşinde koşmak, hayvan eti yemek ve şarap içmek yasak- tır. Bekar yaşamak, temizliği, dürüstlüğü ve sade yaşam tarzını yaygınlaştırmak, gezgin olup dünyayı dolaşmak tavsiye edilir. Halkın ise bunlara uyması şart değildir.

Mani, eserlerini Süryanice ve Eski Farsça dillerinde yazmıştı. Mani’ye göre Zerdüşt, Buddha ve İsa’nın başarılı olamamasının nedeni, görüşlerini yazılı olarak bırakmamalarıdır. Mani öğretisi, kolay, anlaşılır bir dill yazılı olması sayesinde yaygınlaşmıştır.

Avesta’nın bir yorumu olan Zend kitabı, yanlış bir yorumla Maniheistlere izafe edilmiş ve zamanla onlara Zendik denmiştir. Bu kelime günümüze kadar değişerek Zındık halini almıştır. Kelimenin sözlük anlamı bir şeyin aslı dururken taklidini izleyen kişi demek olup, çağımızda “dini inkar eden kişi” anlamına gelmektedir.

Arap orduları Buhara ve Semerkant’ı aldılar ve burada yaşayan Maniheist halkları zorla Müslümanlaştırdılar.