Ana sayfa Tarih Pehlevi Dönemi Sadabad Sarayı

Sadabad Sarayı

626
0

Sadabad Sarayı’nın genel ismi Sa’dabad Kültürel Kompleksi’dir. Buraya İranlılar “Kralın Evi” diyor. Bu kompleks, Kaçar döneminde yapılmış ve Pehlevi Döneminde geliştirilmiş. 3 bin dönümlük araziye inşa edilmiş. 1800 dönümü doğal orman olarak bırakılmıştır. Tahran’ın kuzeyinde Velenjak’dan Kolakçay bölgesine kadar uzanan bir araziye yayılmıştır ve bu arazide toplam olarak 18 değişik müze bulunur. Bu müzelerin bir kısmı İslam Devrimini anlatan halk müzeleri şekline dönüştürülmüş durumdadır. Sarayda bulunan yedi farklı müzede Son Şah Pehlevi döneminden kalan çeşitli eserler sergilenmektedir.

Sa’dabad Sarayı bölgesinde İngilizce yazılarla yön gösteren okları izleyerek gezebilirsiniz. Ancak, Saraylar birbirinden uzaktır, yürüyerek gezmek size çok vakit kaybettirir. Bu nedenle bahçede çalışan minibüslere binerek dolaşmanızı tavsiye ederiz. Açılış ve kapanış saatleri birbirinden farklı olan sarayları gezerken bu konuya dikkat etmenizi öneririm.

Saraydaki müzelerin bir kısmında fotoğraf çekimi yasaktır.

Her bir sarayın giriş bileti sadece ana giriş kapısında satılır.

Etnolojik Araştırmalar Müzesi: Son Şah’ın kardeşi Mahmud Reza’nın özel mekanıyken İslam devriminden sonra 1984’te müzeye dönüştürülmüştür. İki katlı olan bu yapıda değişik belgeler ve bazı geleneksel el sanatları sergileniyor. Ayrıca binanın bodrum katı arşiv ve işlik olarak kullanılıyor.

Güzel Sanatlar Müzesi: Eskiden “Siyah Saray” olarak bilinirdi ve o dönemde imparatorluğun Adalet Bakanlığı tarafından kullanılırdı. Üç katlı bu müzede şimdi 16. yüzyıla kadar geçmiş tarihlere ait, İranlı ve yabancı ressamların nadir tabloları sergilenmektedir.

Yeşil Saray

Yeşil Saray Müzesi: 1925’de son Şah’ın babası Rıza Şah tarafından doğal bir platformun üzerine yaptırılmıştır. Arazisi 137 dönüm civarındadır. Mimari ve estetik yönden buradaki sarayların içinde en çok ilgi çekenidir. Sergilenen eserler arasında çok değerli İran halıları, yabancı yapım mobilyalar, porselen yemek takımları ve avizeler vardır. Sarayın iç duvarları tamamen ahşapla kaplıdır ve bu ahşaplar oyma, mine kaplama ve kakma sanatı ile işlenmiştir. Dış duvarlar işlemeli mermer kaplıdır.

Eski adı Şehvend Sarayı olan bu müze, Rıza Şah dönemine aittir. Dış cephesinde yeşil taşların kullanımından dolayı Yeşil Saray adıyla anılan bu saray inşa edildiği dönemde Rıza Şah’ın çalışma ofisi olarak kullanıldı.

Millet Sarayı Müzesi: Günümüzde Millet Sarayı (halkın sarayı) diye bilinen bu bölümün daha önceki ismi Beyaz Saray’dı. Rıza Şah, burayı İmparatorluk sarayı olarak yaptırmış ama estetik güzelliği nedeniyle kendi evi haline çevirmişti. Saray, 1982 yılında müzeye dönüştürülmüştür. Sergilenen ürünler arasında nadide İran halıları, mobilyalar ve çeşitli silahlar yer alır.

Yapı, Sadabad Sarayları’nın en büyüğüdür. Beyaz renginden dolayı Beyaz Saray olarak da bilinir. Rıza Pehlevi ve eşi Farah Diba’nın yaz dönemlerinde konakladığı mekan olan bu bina 54 odaya ve 10 ağırlama salonuna sahiptir. Yapımı 5 yıl sürmüş, dış mimarisi İran ve Rus mimarları tarafından tasarlanmış, iç dekorasyonu ise İranlı mimarlar tarafından yapılmıştır.

Saray, 54 odalıdır. İkinci kattaki törensel akşam yemeği salonunda bulunan 145 metrekarelik yuvarlak halı, Erdebil şehrinde, şeyh Safiyuddin Erdebilî’nin türbesindeki halıdan kopyalanmıştır ve türünün en büyüklerindendir. Giriş katındaki tören salonunda bulunan 243 metrekarelik halı ise hiç kuşkusuz en büyük İran halısıdır.

Sarayın girişindeki bahçede bulunan devasa Şah heykeli, devrim sırasında sökülmüş ve geriye taştan yapılma dev boyutlarda iki çizme kalmıştır.

Beyaz Saray ve önündeki çizmeler.
Beyaz Sarayın Genel Görünümü

Bahçede mitolojik bir kahraman olan okçu Arash’ın bir heykeli görülür. Hikayeye göre İran’lılar ile Turan’lılar (Türkler) arasında savaş çok uzamıştı. Aradaki sınırı belirlemek için Arash’tan bir ok atmasını istemişler. Okçu, daha uzağa atmak için yayını öyle bir germiş ki, buna dayanamayan vücudu parçalanmış.

Okçu Araş

Yemek salonu


Ayrıca;
Sa’dabad Sarayı kapsamında yer alan Askeri Müze’yi de ilginç bulabilirsiniz. Aslında Şah’ın kuzeni Şahram’a ait olan bu yapıda sergilenen el yapımı silahlar arasında Saddam Hüseyin’in 1979’da Şah’a hediye ettiği bir tabanca da var.

Şah’ın annesine ait olan ikinci bir saray olan Annenin Sarayı, sanki Şah’ın izlediği yaşantıyı halkın görüp ibret alması için yapılmış gibidir. Müze yönetimi “kumar salonu”nu eski fotoğraflarla süslü ve oyun kağıtları ile olduğu gibi dokunulmadan sergilemektedir.

Su Müzesi : Rıza Pehlevi’nin özel kalemine ait olan bu bina şimdi Su Müzesidir.

Üstad Behzad Müzesi : Bu binada ünlü İranlı minyatür sanatçısı Üstat Behzat’ın eserleri sergilenmektedir.

Ümidvar Kardeşler Müzesi : İsa ve Abdullah Omidvar adlı iki İranlı gezginin anı eşyaları buradadır. 1950’li yıllarda geziye çıkan bu iki kardeş, Afrika, Kuzey Kutbu gibi bölgelerde gezerek topladıkları birçok eseri İran’a getirmişlerdi.

Üstad Farshchian Müzesi : Bu binada ünlü İranlı ressam Mahmoud Farshchian’ın eserleri sergilenmektedir.

Kraliyet Giysileri Müzesi
Rıza Şah’ın kızı Şems Pehlevi’ye ailt olan bu bina 1936-1940 döneminde inşa edilmiştir. Şems Pehlevi burası yazlık rezidansı olarak kullanıyordu. İslam Devriminden sonra Pehlevi Ailesi’nin Kraliyet Hediyeleri ve Çağdaş Tarihi müzesine dönüştürüldü. Burada ağırlıkla Pehlevi Ailesi’nin kraliyet giysileri sergileniyor.

Tahran Sayfası